Türkiye’de ihracat ve üretim rekoru ayakkabı sektörünün

Ayakkabı sektörü konkordoto uzun vadeli çekler ve kontorlsüz mağazalaşma gibi problemlerin ardından aradan geçen sürede yaşanan sıkıntılardan ders çıkararak yeniden toparlandı. Geçen yıl salgın nedeniyle ihracatta 2019 paralelinde kapatan ayakkabı sektörü, bu yıl rekora koşuyor. 8 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,7 artan ayakkabı ihracatında 674 milyon dolarla tüm zamanların ocak-ağustos dönemi rekoru kırıldı. Bu süreçte en yüksek ihracat sıralaması 62 milyon dolarla Rusya

51 milyon dolarla Irak,

46 milyon dolarla Almanya, 36 milyon dolarla İspanya takip etti.

En çok ihracat yapılan ülkeler ise Romanya, İsrail, İtalya, İngiltere, Hollanda ve Polonya oldu.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Yönetim Kurulu Başkanı Berke İçten,

Türkiye’nin ayakkabıda sahip olduğu üretim gücü ve potansiyelinin 2014’te ithalata getirilen ek gümrük vergileri sonrası net bir şekilde ortaya çıktığını söyledi. O dönem verilen uğraşlar sonrası bakanlığın getirdiği ek gümrük vergilerinin ayakkabı sektörünü uçurumun kenarından döndürdüğünü dile getiren İçten, ondan sonra ihracatın hızla arttığını anlattı. İçten, daha önce 400-500 milyon dolar cari açık veren sektörün 4-5 yılda 500 milyon dolarlık cari fazla vermeye başladığının altını çizerek, pazarlarda yaşanan sıkıntılara rağmen bu başarının yakalandığını bildirdi. Sektörde küresel salgın öncesi yaşanan konkordatolara değinen İçten, “Şu anda ciddi anlamda bir üretim yetiştirememe sıkıntısı yaşıyoruz. ‘Ürün yetiştiremiyoruz’ desek yeridir. Ayakkabı sektörü, yaşadığı sıkıntılardan ciddi anlamda ders çıkardı. Vadeler ortalama 6 aylara kadar düştü. Sektörde çok daha iyi günler göreceğiz, güzel gelişmeler yaşayacağız.” dedi. “Rota Uzakdoğu’dan Türkiye’ye çevirdi” Berke İçten, 320 bin kişinin çalıştığı sektörde halihazırda eleman bulamama sıkıntısı yaşadıklarını belirterek, yeni eleman yetiştirme konusunda ciddi projelerinin olduğunu, bunu kısa süre içerisinde kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi. Üniversiteler ile 4 yıllık ayakkabı mühendisliği bölümü açma çalışmalarının sürdüğünü dile getiren İçten, ayakkabı ve saraciye öğretimi için acilen yeni mesleki ve teknik liseler açılması gerektiğini vurguladı. İçten, sektörün öncelikleri arasında yer alan “ihracatta 1 milyar doları aşma” hedefinin bu yıl yakalanacağını kaydederek, şu bilgileri verdi: “Küresel salgınla birlikte özellikle Avrupalı alıcılar rotayı Uzakdoğu’dan Türkiye’ye çevirdi. Biz de artan navlun fiyatlarını ve kırılan tedarik zincirini fırsat bilerek ihracat pazarlarımızı çeşitlendirdik. Uzakdoğu’dan bir ürünün üretilip gelmesi artık ayları alıyor. Ancak Türkiye’den ürünler çok daha kısa sürede üretilip gönderilebiliyor. Türkiye’nin üretim gücünü ve potansiyelini bilen büyük mağaza zincirleri ve alım grupları Türkiye’ye gelmeye başladı.” İçten, Türkiye’nin ihracatını artırma ve yeni pazarlara açılma çalışmalarının hızla sürdüğünü, bu kapsamda 29 Eylül-02 Ekim’de İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek 65. Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’nı fırsat olarak gördüklerini vurguladı. Türkiye’nin küresel ayakkabı ticaretinde 6. sırada yer aldığını anımsatan İçten, ihracatta yeni iş birlikleri ve üretimde yapacakları yatırımlarla 2,5 milyar dolarlık ihracat ve sıralamada daha yukarılarda yer almayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. “Salgınla birlikte tedarik zincirinin kırılması veTürkiye’nin yakınlığı avantaj sağladı” Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TASEV) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çetin ise sektörün salgını fırsata çevirdiğini belirterek, “Özellikle Avrupa’dan Uzakdoğu’ya uzanan tedarik zinciri kırıldı. Hem uzun vadeli teslimat hem de üretim ve navlun gibi maliyetlerdeki artış Avrupalı tedarikçileri Türkiye’ye yöneltti. Türkiye’nin AB’ye yakın olması lojistik avantaj sağladı.” diye konuştu. İtalya Milano’da bu ay gerçekleştirilen dünyaca ünlü deri ve ayakkabı fuarı MICAM’da Türkiye’den 53 firmanın boy gösterdiğini dile getiren Çetin, Türk firmalarının ihracata yönelik ürünlerinin çok ciddi ilgi ve talep gördüğünü söyledi. Çetin, ayakkabı sektörünün yaşadıklarından ders çıkardığını ve vadelerin düştüğünü kaydederek, ihracatın her yıl yüzde 20 artma potansiyelinin bulunduğunu, bu yıl yüzde 25, 2022’de de yüzde 30 artış beklediklerini vurguladı. Eleman açığı problemimiz var. Hüseyin Çetin, ayakkabı sektöründe üretimin “tam gaz” devam ettiğini ancak burada iki sıkıntı ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Çetin, “Bunlardan birincisi; yarı mamul deri ihracatı. Bakanlar Kurulu kararıyla yarı mamul deri (kromlu deri) ihracatına ton başına 500 dolarlık fon konulmuştu. Bu yarı mamul deri ihracatı önlenirse ürünler çok daha yüksek katma değerli olarak, ayakkabı ve benzeri ürün gibi, ihraç edilebilir. Bu da sektörümüzü uluslararası arenada öne çıkartır. İç piyasada daha uygun fiyatlı deri ayakkabı üretimi yapılabilir.” açıklamasında bulundu. İkinci sıkıntının ayakkabı tabanında yaşandığını dile getiren Çetin, “Taban için kullanılan kauçuk, poliüretan, eva ve faylon gibi ham maddelere küresel anlamda ciddi zamlar geldi ve bu ürünler bulunamıyor. Burada yaşadığımız sıkıntıları atlatırsak üretim ve ihracattaki ilerleyişimiz sürecektir.” ifadelerini kullandı. Sektörün şu anda çok ciddi kalifiye eleman ihtiyacı bulunduğunu kaydeden Çetin sözlerini şöyle tamamladı: “İstanbul’un yanı sıra ayakkabı sektörünün kümeleştiği İzmir, Gaziantep, Şanlıurfa, Konya ve Adana gibi illerimizde ayakkabı konusunda meslek liseli var. Ancak bu liseler yetmiyor. Ayakkabı üretiminin tüm alanlarında ve özellikle saya konusunda ciddi eleman açığımız var. Bunun için acil liseler açılması gerekiyor. Bunun yanı sıra daha önce Yıldız Teknik Üniversitesi ile protokol imzalamıştık. Ayakkabı mühendisliği bölümü açmak için çalışmalarımız sürüyor.”

Kaynak :Milliyet